Hayalimizdeki giyinme odalari


Her kadin modaya ve alisverise bayiliyor. Peki bu kadar kiyafet guzel bir giyinme odasi hak etmiyor mu? Tabii ki hepimizin hayali “Sex&The City”de Carry’nin  kiyafet odasi gibi bir odaya sahip olmak. Hatirlarsaniz Carry odaya sifre ile giriyordu. Onlar bizim en buyuk hazinemiz 🙂

Tabii ki oyle degil, o isin sakasi ama bugun sizlere hayalimizdeki giyinme odalarini paylasacagim. Hepsi cok fashion ve baktikca insan ilham aliyor. Eger oyle bos bir odaniz varsa giyinme odasina cevirebilirsiniz. Veya dekorasyondan ilham alabilirsiniz.

Kapinin ustunde yazan yazi bence en orjinal olani 🙂

Yukaridaki resim giyinme odalariyla alakasi olmasada paylasmak istedim, kapiya tahta asma fikrini sevdim, bence cok farkli ve guzel durmus. Ayni zamanda da cok kullanisli gozukuyor, ben bayildim 🙂

Buyrun size Mariah Carey’in odasindan bir bolum, 1000’in uzerinde ayakkabisi varmis 🙂

 Odami yaptirirken yukaridaki resimi begenmistim ve buna benzer camli bir dolap yaptirdim. Kullanmadigim cantalarimi ve kutulari dekoratif bir sekilde koydum.

Eger resimlerden ilham alip dolabinizi duzenlemeye karar verirseniz en onemli seylerden biri askilarin ayni olmasi. Farkli askilar cok karisik gosteriyor ve insan istedigi seyi bulamiyor ama ayni tarz askilari kullanirsaniz cok daha duzenli gorunur.

Secip koydugum fotograflar farkindaysaniz hep beyaz. Ben giyinme odalarina beyazi yakistiriyorum, daha ferah ve duzenli duruyor bence. Pembe cok sevmeme ragmen pembe bir oda dusunemem, kiyafetlerde kalmali bana gore.

Hayalimizdeki giyinme odalari bu sekilde, umarim biraz feyz alip iki ceki duzen verirsiniz odaniza. Dolaplarinizin icinide hayalinizdeki parcalarla doldurursunuz 🙂 Sizler icin bir Cumartesi duasi olsun ;p

Yazimin basindan beri “giyinme odasi” mi yazmaliyim yoksa “soyunma odasi”mi yazmaliyim kararsizligini nasil yasadim belli degil 🙂

Advertisements

Guzellik iksiri :)


Aslinda yeni yazimi ev dekorasyonu uzerine yazmayi planliyordum, ama son anda fikrimi degistirdim. Cunku cogumuz icin aciliyeti olan baska bir konu var. Tabii ki kilo vermek !! Super bir detox karisimi ogrendim ve hemen paylasmak istedim.

Cikis noktam spor ile basladi. Neredeyse tum spor salonlarina uye olmama ragmen gecen haftadan beri “Private Training”e basladim. Etiler’de Baris Cunguroglu’un sahip oldugu spor merkezi. Digerlerinden cok farkli cunku tamamen ev rahatligi sunuyor sizlere. Spor salonlarinin o sinir bozucu soguk havasi yok. Egitmenler efsane seker. Normalde spora gidecegim gun bir gun oncesinden strese girerken, buraya giderken “erken gelebilir miyim” diye soruyorum. Ev rahatligi derken atmosfer oyle yoksa spor da gayet agir calisiyoruz. Sporum faydalarini da iki ay sonra yazarim. 2 ay zaman tanimak lazim 🙂

Bugun Baris’a “nasil kilo veririm” diye dert yanarken bana bir karisim tarifi verdi “dene mutlaka faydasini gorursun, super bir detox” dedi. Bende spor salonundan Macro’nun yolunu tuttum ve gerekli malzemeleri aldim.

  • Karalahana yapragi
  • Ispanak
  • Maydonoz
  • Dereotu
  • Nane
  • Limon
  • Yesil elma yarisi
  • Kiraz sapi

Hersey yesil 🙂

Dogus ile hepsini blendirdan gecirdik, uzerine 1LT su koyduk ve an itibari ile iciyorum. Bir badagin gideri olurda 1 litre nasil icerim tam bir muaama. Kedim Disco’ya koklatiyim dedim ama hayvan bile kafasini cevirdi 🙂

Eminim buna benzer bir cok tarif biliyorsunuzdur, ben daha once hic denememistim, ilk kez yapiyorum bakalim faydalarini gorebilecekmiyim. Ileriki gunlerde bir de beslenme programi ogrenecegim, onuda sizlerle paylasirim.

Yapiminin fotograflarini cektim once nasil oldugunu bir gorun sonra karar verirsiniz oyle okumak gibi kolay degil icmesi:)

ve afiyetle icime hazir 🙂

Saç Modelleri


Sac tarzimizin asagi yukari hayat tarzimizi yansittigini dusunurum. Bir suredir sosyal medyadan da okudugumuz gibi kisa sac ozguveni temsil edermis. Kadinlarin her moral bozuklugunda kuafore gittiklerini dusunursek en azindan ruh halimizi yansittigi bir gercek.

Ben oldum olasi kisa sac severim. Saclarimi uzun kullandigimda en son 11-12 yaslarindaydim. 18-20 yas donemimde kaynak denemisligim olsa da o maceralarim kisa surdu ve hayatima kisa sac ile devam ettim 🙂

Her Victoria’s Secret Fashion Show sonrasi uzun sac sevdalisi biri oluyorum. Tabii o kizlar kel ciksa da guzeller o ayri ama saclari ayri efsane. Yazimin sac modelleri arayanlar ve degisim yapmak isteyenler icin faydali olacagina inaniyorum.

Victoria Beckham sacindan cok sikildigimiz icin onun resimleri paylasmayacagim. Gercek bir efsaneden baslamak istiyorum, Edie Sedgwick. Sienna MillerFactory Girl” ile onun hayatini sinemaya tasimisti, izlemediyseniz mutlaka izleyin derim.

Paris Hilton, Kim Kardashian hatta Victoria Beckham dahil olmak uzere hepsinden cok daha gercek bir ikondu. Bana gore gercek “it girl” Edie’ydi. Beyaz teni, siyah göz sürmeleri, koyu renk saçlarındaki platin meçler, avizeyi andıran küpeler, beyaz bir paltonun altından görünen siyah külotlu çoraplı çırpı gibi bacaklarla Edie tam bir moda ikonuydu…

Parti kızı kimliğinin ilk sahibi o oldu. Su an ki parti kizlarinin aksine kimse onun nerede olacağını bilmezdi, önceden önüne kırmızı halılar serilmezdi. Dönemin en önemli iki yıldızı Andy Warhol ve Bob Dylan’ın ilham perisi olmak ona yetmişti. O bir yer altı perisiydi.

Edie saçlarını Andy’ninkilere uysun diye gümüş rengine bile boyatmıştı. Kirpik saclari ve kendine ozgu makyaji ile cok farkliydi.

Onun hayati ve trajik olumu ile kotu seyleri paylasmayacagim. Benim icin cizgili akiminin oncusu gercek bir “it girl”. Neden bu kadar hakkinda bilgi verdigime gelince, daha onceden de belirttigim gibi sac modelleri insanlarin hayat tarzlariyla da alakalidir.

Evet Edie’nin buyusunden siyrilip gel gelelim diger sevdigim modellere 🙂 Oncelikle kisa saclardan baslamak istiyorum, artik o kadar torpili olsun 🙂

Kisa sac yuvarlak yuzlulere yakismaz derler ama ben bu teze cok fazla inanmiyorum. Bence kisa saci tasiyabilmek icin biraz o tarzi sevmek gerekir. Mesela “dugunlerde illa ki topuz yaptiririm, bir assolist havam var” diyorsaniz size hic gitmez, ruhunuz kabul etmez.

Asadagidaki model cok sevimli ama o kadar kisa olmasi icin gercekten kucuk yuzlu ve biraz minyon olmaniz gerekir, yoksa adeta bir Isin Karaca oluverirsiniz mazallah. Hep boyle kestirmek istemisimdir, ama hic cesaret edemedim. Zaten bu kadar kucuk yuz hatlarina sahip degilim.

Rihanna‘nin hangi sacini paylassam bilemedim, genel olarak olabiliritesi yuksek olani sectim. Rihanna uzun sacli da cok guzeldi, ama kisa sac ona asilik ve seksilik verdi.

Bu da benim sac modelim, Bade Iscil’in sac modelinden sonra bir tarafi kulak arkasi yapmak cok moda oldu, ama ben 2009’da coktaan yapmistim 🙂

2011’de dogum gunu sac modelim 🙂 Tamamen farkli olsun diye yaptirdim, cunku kisa sacli olunca model secenegi cok fazla olmuyor. Gunluk kullanim icin degil, yani evde denemeyesiniz 🙂

Bir ara degisiklik olsun diye bir tarafini kisa kestirmistim;

Su anki sac modelim, benim icin en kullanisli olani. Tabii eskisi gibi deli dolu hali olmasa da benim en begendigim tarz. Saclarim duz oldugu icinde fonsuz kullanimi cok rahat. Kisa sac olunca ilk akla gelen soru “fonsuz nasil kullanacagim?” oluyor. O yuzden kestirmeyi dusunuyorsaniz, fonsuz haline gore kestirin. Bana sorarsaniz hafif dalgali sacta benim sacimin modeli gibi model cok daha seker duruyor.

Mesela yukaridaki fotografta saclarim fonsuz ve gayet guzel duruyor.

Gelelim uzun modellere, bu zamanlarda en cok kiskandiklarimi sizinle paylasiyorum;

Uzun sac olunca koyu rengini daha cok yakistiriyorum. Sari olacaksa da kullu sari olmali. Platin sari ve uzun olunca Barbie olmaktan oteye gidemezsiniz gibi geliyor(istisnalar var). Mesela Elle Macpherson’un saclari sari ornegine en guzel uyanlardan. Aralarda kumrallar daha yumusatiyor ve daha tarz gorunuyor.

Saclara kaynak taktirma olayina gelince; kucukken benimde kanip yaptirmisligim var ve geriye donup baktigimda gereksiz oldugunu dusunuyorum. Kesinlikle insanin kendi saci gibi durmuyor. Cok yapay. Ancak kendi sacinizda uzundur ama daha cok hacim vermek istersiniz ve biraz ekleme yaparsiniz, ona varim. Bir de sari sacta orguden hic haz etmem. Ister daginik olsun, ister balik sirti olsun, ne kadar modernlesirse modernlessin kendini bana sevdiremez 🙂 tabi benim kisisel tercihim.

Artik sopa gibi duz fonlu saclar kalmadi. Hele assolist gibi dalgasi acilmamis saclar hic kalmadi. Dalgali istiyorsaniz kuaforunuze maşayla degil fircayla yapmasini isteyin ve elinizle mutlaka dagitin. Sanki kendiniz yapmis veya sacinizin dogal hali boylemis gibi dursun. Duz istiyorsaniz kalip gibi durmamasina ozen gosterin. Kisacasi bu gunlerde kirli gibi duran “pis sac” moda.

Sarisin saclilara bir onerim olacak; benim Amerika’dan aldigim fakat burada da satildigini duydugum “Blonde” sampuanini tavsiye ederim. Zamanla kirlenen balyajlarin rengini parlatiyor. Ozellikle disi mor olani (Beach Blondes) super 🙂

Siz siz olun elinde fotografla kuafore gidip “bu sactan” istiyorum deyip karizmayi cizdirmeyin 😉

Sizlere bu miniklerle veda ediyorum…

Nacizane 2013 Kış onerileri


Ben tam bir sonbahar ve kis insaniyim. Pofuduk montlari, deri ceketleri, uzun cizmeleri giymeyi seviyorum. Tabii ayrica isin romantik kismi; somine kenarinda oturmak, disarda kestane yemekte cabasi. Kisin sogugunda kat kat giyinmeden, stil sahibi olmak icin bir kac onerim olacak.

Oncelikle kisin tirnaklariniz kirmizi veya bordo olsun. Pembeler, turuncular yazda kaldi artik. Kiyafetinize gore siyahta super olur. Yeni sezon Chanel’in gumus ve ten renklerine de bir goz atabilirsiniz. Tabii bunlarin yaninda kirmizi dudaklarda -eger yakisiyorsa- mutlaka denemelisiniz. Mesela bana pek yakismaz ama israrla yakisan kirmiziyi aramaya devam ediyorum.

Istanbul’un kisi cok sert gecmiyordu ta ki gecen seneye kadar. Gecen sene cok soguk oldu ve bu sene de ayni sogugu bekliyorlarmis. O yuzden uzun kabanlar giyilmek icin bizi bekliyor. Uzun kabanlarda benim favorim askeri tarzda olup altin dugmeleri olanlar. Siyahin kurtariciligi ve klas durusuda ayridir. Chanel tarzi eldiven takanlara bayiliyorum, ozellikle bu sezon Valentino’nun deri eldivenleri cok guzel, fakat gunluk hayatimda cok fazla kullanamiyorum. Ben daha cok bere insaniyim. Fötr sapka da super ama biraz buyuk ve kemikli surat gerektiriyor, benim kafam genelde sapkanin icinde kayboluyor o yuzden cok fazla tercih etmiyorum 🙂

Deri ceket benim olmazsa olmazimdir. Cool gozukmek icin bire bir oldugunu dusunuyorum. Ayriyetten bir deri montu farkli bir suru kombinle giyebilirsiniz ve hepsinde de cok farkli gorunursunuz. “All in one” bir urun 🙂

Kisin vazgecilmesi, erkeklerin kabusu, kadinlarin hayali “Ugg” botlar. Herhalde erkeklerin nefret ettigi nadir seylerdendir. Neden nefret ettiklerinin ise biz kadinlar tarafindan pek bir aciklamasi yok. New York magazasinda ki kuyrugu gorunce ben bile “yok artik bu kadar da degil” tepkisini vermistim. Kisin soguk havalarda isinmak icin ideal olsada kabul edelim ki pek şik degil. Olsun biz seviyorsak giymeye devam…(Bu arada @bilio_muydunuz’dan kisa bir bilgi; Ugg botlar ilk olarak, sorfculerin soguk okyanustan ciktiktan sonra ayaklarini hizlica isitmasi icin uretilmistir.)

Bu kis bir tane de tarz bir bere edinmemiz gerekiyor. Tarz bere derken normal bir bereyi alip tarz sekilde takacagiz 🙂 Cok farkli bir sey aramaya gerek yok. Eger evinizde guzel broslariniz varsa onlarida takip farkli bir sey yaratabilirsiniz. Kabul ediyorum ki bere uzun sacta daha guzel duruyor, benim gibi kisa sacliysaniz biraz ugrasmaniz gerekebilir.

Bu kis herkesin uzerinde Wildfox’un yildizli kazaklarini gorebiliriz, simdiden soyleyeyim. Ben cok begendim, Amerika’da cok moda. Almak icin girdigim Soho’da bir magazada satici bana “Istanbul’dan cok musteri geldi cok moda su anda, hatta Turkiye’nin Britney Spears’i geldi” dedi halen dusunuyoruz kim oldugunu. Hangi suursuz gidip New York’ta bir saticiyi “ben Turkiye’nin Britney Spears’iyim” derki? Tam bir muamma 🙂

Tayt giymeyi hepimiz seviyoruz ama sikilan varsa onun yerine skinny jean’leri tayt yerine kullabilirsiniz. Ozellikle Rag&Bone’un jeanleri cok ideal. Uzerine salas bir kazak ile cok tarz ve rahat gorunebilirsiniz. Altiniz darsa uzerine bol bir sey giyme hakkiniz var, ama altiniz bolsa uzerine dar giymek mecburi 🙂 Ben tarz olarak salas bir kazak ve atki kombinini veya basit bir atlet uzerine deri mont kombinini tercih ederim. Cok kalin giyinmeyi sevmedigim icin fazla kazak giymiyorum ama siz bana bakmayin ben kisin surekli usuyen ve hasta olan biriyimdir 🙂 Mesela asagidaki fotograf benim en sevdigim stil. Jean’i olsun cizgili montu olsun favorim 🙂

Bu sene deri taytlar cok moda, dar derinin altina Isabel Marant gibi kalin sneaker’lar cok yakisiyor.

Diz ustu coraplar bir ara tekrardan cok moda olmustu ama su an o kadar populer degil. Diz ustu corap giymek icin ilk basta uzun bacaklara daha sonra fit bir vucuda sahip olmak gerekir o yuzden bu sevdadan yavas yavas vazgecebiliriz 🙂 Asadaki fotografa bakip ne demek istedigimi anlayabilirsiniz 🙂

Bu senenin en hit urunleri cizmeler. Givenchy’nin cizmesi nasil populer oldu belli degil. Aslinda olay gizli topukta. Artik kadinlar ne kadar yuksek topuk giydigini gostermek istemiyor sanirim 🙂 Gercektende cok tarz cizme. Bulamayanlar icin soyle bir onerim var. Eger eliniz becerikli ise normal bir cizmenin uzerine deri legging gecirin. Aynisi olmasa da degisik bir tarz olabilir.

Asagidaki fotograf gercekten efsane olmus. Givenchy cizmeler ve Givenchy t-shirt bu sezonun en hit urunleri. Illa Givenchy olmasi sart degil uzerinde kopek veya vahsi hayvan desenli bir t-shirt edinin derim. Tabi kalip olarak bol olursa daha da super olur.

Zara’da Givenchy’nin aynisini yapmis, isterseniz bir bakin bakalim nasilmis 🙂

Zimba modasi kis aylarina da yansidi. Zimbali botlar her yerde. Hosunuza gidiyorsa bu kista giymeye devam edebilirsiniz, ben seviyorum ama cok abartmak biraz bayiyor. Asagidaki fotografta ki zimbali bota bayildim, bu sene haki yesilide moda, iki kombin cok guzel olmus.

Ve bir Christian Louboutin efsanesi…

Disarda tarz olmanin yani sira evide es gecmeyin lutfen. Ama şik giyinmenin en bastaki kurali pek tabii ki fit bir vucuda sahip olmaktir o yuzden sikicida olsa az yemek arti yuruyus sart. An itibari ile kendimden bile sogudum ama ne yapalim gercek bu 🙂

Spor ile ilgili yazimida kisa surede paylasacagim, ben deniyorum ise yararsa siz de denersiniz 😉

Yazimi kisin en guzel kopegi ile bitiriyorum 🙂

Gelin – Gelinlik – Gelincik :)


Dugunlerde en cok sorulan “gelinlik nasildi?” sorusudur. Davetli oldugumuz dugunlerde ilk geline bakariz nasil olmus diye. E tabii her gelin adayida farkindadir bunun. O yuzden hayatimizda sadece bir kez giyecegimiz bu elbiseye onem vermemiz gayet normal. Benim gelinlik seruvenim biraz uzun. Tecrubem fazla oldugu icin sizlerle de paylasmak istedim. Bu kadar cok gelinlik fotografi sonunda ise yaradi. Neredeyse memleketteki tum gelinlikleri giydim. Hatta bizim memleketle yetinmeyip bir de New York’a gidip orada da giydim. Maksat “The One”i bulmakti. Gelinlik ararken internette “unlulerin giydigi gelinlikler” disinda hic dogru duzgun bir yaziyla karsilasmadim. Bende bu boslugu doldurmak istedim, ne de olsa en buyuk arsiv benim elimde olsa gerek.

Esmerlere gelinlik daha yakisir derler, yalan!  Bence sac renginin, ten renginin hic bir onemi yok, onemli olan dogru gelinlik, dogru sac ve dogru makyajdir. Umarim yazim gelin adaylarinin isine yarar, bakalim favorileriniz hangileri olacak 🙂

Bu yazimin modeli benim, saclarimin devamli tuhaf toplu olmasinin sebebi duvak takiyor olmam. Fotograflari blog’da paylasacagimi o gunler bilmedigim icin bazi fotograflarda suratsiz cikmis olabilirim, idare edin 🙂

Ilk gelinlik denememi New York “Bergdorf Goodman”‘de yaptim.Vera Wang markasi. Ilk giydigim zaman epey heyecanlanmistim. Kuyruk tarafi tavus kusuna benzedigi icin giymem ile cikarmam bir oldu. Istanbul’da yazin dugunlerinde giyenler oldu, sasirmadim degil. Neyse ben sizi etkilemiyim belki begenen cikar 🙂

Ikinci durak New York. Vera Wang’in Madison’daki butigine gittik ve orada da bayaga bir gelinlik denedim. Malum gelinlik denince akla ilk Vera Wang gelir, bir tanesini begendim ama daha guzeli olabilir deyip vazgectim.

Vera Wang’ta fotograf cekilmesine izin verilmiyordu -sanki modeller internette yokmus gibi- o yuzden tam cekemedik ama model yinede belli. Bu benim en sevdigimdi, ozellikle siyah kemer ile takma fiktini sevmistim. Uzerine siyah sapka takarim diye dusunuyordum (birazdan o kombinle de paylasacagim) ama sonradan cok fazla yapiliyor diye vazgectim. Ama yine de bir tek siyah kemeri alip ciktim 🙂

New York’ta son durak “Saks Fifth Avenue”, orada ki gelinlikler inanilmaz kirliydi. Giyerken gelinlikten sogudum, fotograflarda yuzumden anlayabilirsiniz 🙂

Yukaridaki fotografta kosede annemin baymis hali. Bir kararsizlik, bir begenmemislik var 🙂

Amerika maceram bu kadar, aslinda daha cok gelinlik giydim ama olabilitesi yuksek olanlarin fotogaflarini cektik, fotograf cekmek her zaman iyi bir taktikdir sonradan bakip incelemek cok faydali oluyor.

Istanbul’da Beymen Bride ve Vakko Wedding’e gittim. Beymen’nin yeri Nisantasi’da, Vakko’nun ise Akaretler’de. Iki yerde de cok guzel gelinlikler var. Ilk olarak Beymen’de ki fotograflari paylasacagim.

Yukaridaki gelinlik en sevdiklerimden. Ozellikle sirt kisminin acik olmasi cok hosuma gitmisti. Birde ben hep tul ve kabarik istiyordum, istedigim kriterlere de uyuyordu. Zaten fotograflardan anlayacaginiz gibi neredeyse hep ayni tarz gelinlikler denedim. Zaten oylede olmali, her gelinligi giymeniz mumkun degil – siz bana bakmayin benim vaktim coktu giydim :)- Once tarzinizi belirlerseniz isiniz cok kolaylasir.

Ikinci gelinlikte yine tul ve kabarik ama on kisminda bir onluk seklinde islemesi var. Aslinda bunun uzerinde dusunebilirmisim ama nedense o gun pek ustunde durmamistim. Valla simdi bende bakinca pek begendim 🙂

Ucuncu gelinlik ise biraz Sarah Jessica Parker’in yani Carry’in “Sex and The City”‘de giydigi gelinligi andiriyor. Onun gibi taftadan yapilmis. Ozelliklikle buna siyah kemer cok yakismisti ama benim icin biraz fazla sade . Biraz daha party gelinligi gibi gelmisti bana.

Beline taktigim aslinda kemer degil fakat bu tarz kemer nasil olur acaba diye denemistik ve epey yakismisti. Bu kadar duz ve sade gelinligi kemer yada sac aksesuari ile renklendirmek lazim. Gelin dedigin alli pullu olur 😀

Dorduncu gelinlik tamamen laf olsun diye “bakayim nasil olacak” diyip denedigim bir gelinlikti. Bastan sona kadar tas hic tarzim degildir. Birde butun gece elbiselerimi balik modeli tercih ediyorum, gelinlikte ayni sekilde olsun istemedim. Ama sevenler icin cok guzel bir alternatif.

Asagidaki gelinlik en masum en seker olaniydi. Aslinda ben sevmistim ama cevreden cok duz diye yorumlar gelmisti. Bildiginiz mahalle baskisina maruz kaldim, o yuzden uzerinde hic dusunmedim. Tabii bir de gelinlik denemeye aileler disinda arkadaslar da gelir. Bence ne kadar az kisi, o kadar dogru gelinlik. Her kafadan bir ses cikarsa isiniz zorlasir, bir yerden sonra boyun egersiniz 🙂

Sekilde goruldugu gibi yorgunluktan cokmusum. Valla gelinlik denemek hem zevkli hem de inanilmaz yorucu. Kocaman tarlatan giy, ustune gelinlik giy insan yoruluyor 🙂 Birde gelinlikler bana cok buyuk oldugu icin agirliklarida cabasiydi.

Asagidaki gelinlige eminim bayilacaksiniz. Nedense Instagram’da da paylastigim zaman en cok bu model sevilmisti. Ust islemesi ve kemeri cok guzel, ama rengi beyaz degil baska renk olsa normal bir gece davette giyilebilir bir model. Ben sadece o gune ozel, bir daha giyilemeyen bir sey olsun istedim. Insanlar sizi hep bu tarzda gorebilir. Tabi bu benim kisisel tercihim, seksi gelin olmak isteyende epey fazla 🙂

Tacsiz gelin olmaz hesabi kafama yine bir sey bulup koymusum 🙂

Beymen’de ki gelinlikler bu kadar, aslinda daha o kadar cok fotograf var ki baymayasiniz diye bunlari sectim. Sira Vakko’da ki gelinliklerde. Sadece bir model paylasiyorum, digerlerini pek begenmemistim. Asagidaki fotograftaki gelinlik baya hosuma gitmisti. Sadece belindeki fiyonk anlamsiz. Birde ust bedenimi cok kisa gosterdigi icin cok tereddut yasadim. Her ne kadar istediginiz sekilde yapariz dedilerse de risk almak istemedim. “Neyine bu kadar vuruldun?” derseniz tabi ki kabarik olusuna 🙂

Gelinlik denemelerim bu kadar. Sonuna Happily Ever After yakisirdi ama “The One” dedigim gelinligi henuz paylasmadim. Dugunumde giydigim gelinligim Yildirm Mayruk imzasi tasiyor. Yildirim Bey ile aramda baska bir dostluk oldugu icin ona yaptirmak gonlumun bir tarafinda vardi. Yildirim Bey’de benim gelinligimi cok yapmak istiyordu. “Sen begenene kadar dikerim, seni mutsuz cikarmam” dedi ve oturduk modele karar vermeye. Ona giydigim tum modelleri gosterdim. Arada bazilarina laf atmadi degil. “Ben seni hep bu tarz bir gelinlikle hayal ediyorum” dedi ve modeli cizdi. Dikilme surecinde epey tereddut yasadim. Ama sonuc muhtesemdi. Benim ve herkesin icine cok sindi. Dogus begenecek mi diye baya merak ediyordum, cok begenmis ama yukaridaki gelinliklerden herhangi birini giymis olsaydim da eminim ayni sekilde begenirdi.

Gelinligim tabi ki tuldu, kemer tarafi irili ufakli taslarla islenmisti. Ayni taslar azalarak eteklere dogru iniyordu. Gogus kismina ve etek kismina cicekler dikilmisti. Cicek olusu gelinlige romantik bir hava katiyordu. Sade uzun bir duvagim vardi. Nikah sonrasi cikardim. Sirt kismi ise diger gordugunuz tum modeller gibi acikti. Ben gelinligime bayilmistim, tek problem agir olusuydu. Kemer belli bir saatten sonra belimi ve sirtima cok agirlik yapmis olsa da bir kac saat icin degerdi. Hic irim kirim yapmadan pasalar gibi tasidim 🙂

Dugun sonrasi gelinligimi kaldiranlar buyuk sok yasadilar. Zaten bir kisinin tek basina kaldirmasi epey guc 🙂 Ne yapacaksin ama tas olunca agirlikta oluyor. Yabancilar gibi degiliz ki giyelim duz sade bir gelinlik. Isli tasli seyleri seviyoruz 🙂

Artik bir gelinlik experi olarak Happly Ever After diyebilirim. Keyifli okudugunuzu umuyorum 🙂

Takmış takıştırmış, sürmüş sürüştürmüş….


Takmış takıştırmış, sürmüş sürüştürmüş, bir dağınıklık, bir rüküşlük, kıl oldum abi… Tarkan’in sarkisi ile yazima baslayayim istedim, ne demistik hayatimin bir bolumu muzik -tabii bu tarz degil o ayri- 🙂

Cok takip takistiran, surupte surusturen, rukus bir insan hic degilimdir. Gunumuzde cok taki takmak rukus olmaktan ziyade daha tarz duruyor. Ne kadar cok bileklik olursa o kadar dikkat cekiyor. Aslina bakarsaniz herkesin bileginde ayni seyler var. Ben bugun sizlere daha degisik takilar paylasacagim. Asagidaki fotograflar gezip gordugum yerlerde takip cektigim seyler, hepsi benim degil yanlis anlasilmasin 🙂

Pirlanta ile spor kiyafetleri daha yakistiriyorum, cunku tezat seylerden hoslaniyorum. Gece kiyafeti giydigimde ya bir sey takmam ya da daha sade tercih ederim, o zaman daha hos ve kibar duruyor. Zaten giyilen kiyafette de, takilan takida da en onemli sey zarif ve şık olabilmek. Favori aksesuarim yuzuk sonrasinda bileklik, ucuncu sirada kolye ve en son sirada kupe gelir. Kulak deligim kapanmis o derece kupe takmam. Saat yanina takilan bilekliklere ayri bayilirim.

En cok taktigim aksesuar saat. Saatlere karsi ayri ilgim var. Cevremdeki herkese de bu ilgiyi asilarim. Zaten saatlere merak salan bir daha pencesinden kurtulamaz, sonra bana biraz sitem ederler “daha az maaliyetli bir hobi bulamadin mi?”  diye 🙂 Ama ben zaten sadece begeniyorum alma kismina pek gecmiyorum. Saat konusunda en onemli husus ise saat markalarini tercih etmek, mucevher markalarini yaptiklari saatler cok gecerli sayilmaz bu camiada :p

lla ki marka saatler olcak degil tabii ki, Swatch’in rengarenk saatlerden alip her gun kiyafetinize gore takabilirsiniz. Hatta sag kolunuza mesela bir pembe, sol kolunuza mavi takarsaniz bir akim bile baslatabilirsiniz 🙂

                                   

Alyansim en sevdigim yuzugum. Bazen normal yuzukleri de alyans olarak kullaniyorum. Bana gore alyans parmagina ne takarsaniz alyans olur, illa kendimizi kaliplara sokmaya gerek yok. Tek tas cok sevmem ama kalpli olanlari begeniyorum. Kalpli olan butun aksesuarlari seviyorum.

Alyans konusunda cok abartili modelleri pek sevmiyorum, herkes gibi gozum kadar tek taslar paylasmayacagim bir tane gonlumden size kalp gonderdim bu yeter.

Son zamanlarda birde “butun yuzukler” cok moda. Ismi “butun yuzuk” olmayabilir, ben oyle hitap ediyorum diye boyle yazdim. “Repossi” markasi en guzellerini yapiyor ama fiyatlari epey yuksek. Zanotti ve Bcbg’de de cok guzel yuzukler var ve pirlanta olmadiklari icin fiyatlari daha makul.

Repossi

Zanotti

Bu sefer degisiklik olsun diye yuzugumun fotografini Disco ile birlikte cektim, tabi kedimin guzelligine bakarken yuzugu fark edemeyebilirsiniz 🙂

Bilekliklere gelince; ben bir cok takmak yerine “bir tane olsun bizim olsun” mantigindan yola cikarak kalin tasarimlari daha cok begeniyorum. Daha cool duruyor. Bir de ust uste takinca gun icerisinde hepsi birbirine karisiyor ben ondan rahatsiz oluyorum, illa hepsini duzeltme ihtiyaci duyuyorum, o yuzden tek bir tane kalin takmak bana daha uygun.

Yukarida ki fotograf Givenchy’in bilekligi. Bu sezon yildizlar moda oldugu icin bilekliginde de kullanmis. Ben cok begenmistim. Ama kimisine cok kalin gelebilir.

Lorraine Schwartz en sevdigim markalardan biri. Gulen yuzlu ve uzerinde B harfi (2Bhappy) olan yukaridaki bilezigi ise favorim. Eger bir goz atarsaniz en guzel nazar boncuklu bileklikleri Lorraine Schwartz yapar. Turkiye’de satilmiyor diye biliyorum ama yurt disinda cok kolaylikla bulabilirsiniz. Diger bir alternatifte burda kuyumcunuza yaptirabilirsiniz, ne kadar benzer onu bilemiyorum ama.

Yukarida ki fotograf benim yaptigim kombin. Hepsinden ortaya karisik. Cok fazla boyle tercih etmesemde yaz gunlerinde hos duruyordu.

Son donemlerde en populer olan Cartier’in Love bileklikleri. Onemli olan sevgilinizin, esinizin veya sevdiginiz birinin size bunu almasi, adi uzerinde Love. Kendiniz alip takarsaniz, tek tasimi kendim aldim kendim taktim gibi olur. Kim bilecek derseniz saygi duyarim 🙂

Cartier’in Love bilekliklerini erkeklerde kullaniyor. Bence hosta duruyor. Turkiye’de pek tercih edildigini sanmiyorum ama yukaridaki fotografta saat yanina cok yakismis. Tabii dovme de ayri bir boyut katmis o ayri.

Ve son durak gelelim kolyelere. Ozellikle dekolteli gece elbiselerinde hic tercih etmiyorum, boyun ve gogus kismi dekoltesiz cok daha guzel duruyor. Kolye butunu boluyor gibime geliyor. Ama gundelik hayatta ozellikle buyuk olanlari baya begeniyorum. Minik olanlar da kiyafete sirinlik katiyor.

Yukaridaki fotografi New York Barneys’de cektim. Daha onceki yazilarimda en guzel takilarin orada oldugunu yazmistim. Markasi Lynn Ban. Ozellikle dudakli olanlara ben bayildim. Bunlarin hepsi gercek taslardan yapilma, fiyatlar biraz ucuk ama dudakli olanin gercek taslardan olmayani olsa hic durmam alirim, tabi bu kadar estetik gorunmesi lazim.

Amerika’da en cok sevdigim seylerden bir tanesi alici ol olma fiyat ne kadar olursa olsun hepsini takip cikarmana izin veriyorlar. Suratlarinda en ufak bir asiklik olmuyor. Ben de bir cogunu denedim ama fotograflarini cekmek ayip olur diye boyle toplu cekiyim dedim.

Boyle kalin onlarin havasi da ayri. Hem spor hem de havali. Yukaridaki gibi bir modeli her markada bulabilirsiniz, ben bu sekilde kullandim.

Umarim yazimin basinda yazdigim gibi kil olmamisinizdir 🙂 Aksesuar sevenler icin guzel bir yazi olmasini dilerim ve yazimi bitiririm…

iphone 4s ile iphone 5 arasindaki fark…


IPhone 5 cikacak mi cikmayacak mi derken 12 Eylul’de tanitimi yapildi. Ben “cikmaz ya tanitimi bile yapilmadi” diyen ve iddia kaybeden taraftim. IPhone 3’ten 4’e gecerken daha buyuk heyecan duymustum ama Steve Jobs’un son urunu oldugunu dusunursek iphone 5’in manevi tarafi bende daha buyuk 🙂

Gelelim farklarina, tabii oturup teknolojik farklarini yazmayacagim cunku pek anlamiyorum. Ben bir bayan kullanici olarak bendeki farklarini yazacagim. Oncelikle iphone 5’e ile hikayem daha Singapur’a gitmeden once “nano sim kart” cikartmak ile basladi. “Nasil olsa Singapur’dan alacagim bari simdiden sim kartimi cikartiyimda orada hemen takar kullanirim” dedim. Ama gelin gorun ki yeni sim kart cikartinca elinizdeki iptal oluyormus. Bizim Singapur’a gitmemize 10 gun kala kaldim mi ben telefonsuz. Neyse ki hemen nano sim karti iptal edip tekrardan micro sim kart cikarttim ve bu vesile ile nano ve micro sim kart arasindaki farki da ogrenmis oldum.

Singapur’a gidiyoruz diye pek havali bir sekilde “biz iphone 5 alacagiz isteyen varsa soylesin” dedik ama sehirde bakmadigimiz yer kalmadi ve her yerde tukenmisti. Tuh diyip umudumuzu New York’a sakladik. Millete almayi ve hava atmayi kenara birakip “en azindan kendimize bulalim” diye dusunmeye basladik.

Malum beni takip edenler bilir 19 saatlik Singapur – New York yolculugundan sonra otelde bizi karsilayan annem mujdeyi verdi, “abin iphone 5 bulmus” tabi bizde bir bayram havasi. Ama biraz ezildik cunku Singapur’dan iphone 5 aliriz diye hava atarken onlar bizden once davranmislardi. Huseyin Yucel (abim) New York’a giderde yeni iphone almadan doner mi hic? Daha ilk gunden Cin mahallesi mi artik hangi ucra koseden bulduysa bulmus. Once biz gitseydik biz de bulurduk o ayri.

Bizimkiler otel odasinda her seylerini etrafa sacarken bir tek telefonlari kasayi koymuslar. “Aman biri gorur alir” diye. Parasindan daha cok bulamamak insani bu hale getiriyor iste. Sevgili esim Dogus Istanbul’a donerken telefonu cebine aldi kutusunu valize atti, mantik ise “yem attim, bakalim kutuyu dolu sanip valizden alacaklar mi?” imis. Tabii dondugumuzde evde hemen kontrol ettik, almamislardi. Iphone 5 sevdasi iste boyle bizimkilerde, ben ise olayi disardan izleyen “acaba kendimi daha rahat cekebilecek miyim” diye dusunen biriyim.

Ve evet en buyuk farki, on kamerasi ile kendinizi artik daha rahat cekebileceksiniz. Bizim icin daha guzel haber olamaz. Islemcisi (ne demekse artik) daha hizli oldugu icin fotograflari photoshop’layip daha hizli aktarabilecegiz. Ben mesela fotograflari edit’lerken bu sorunla ile baya karsilasirdim, bende 4 bin adet fotograf oldugu icin bayaga yavasliyordu, demek ki ayni problem olmayacak.

Fotograf konusunda ki diger fark ise artik panaromik fotograf cekebiliyor olmamiz. Ozellikle yurt disina ciktigimizda cevreyi gezerken ise yarayan bir ozellik.

Handsfree ozelligi daha gelismis; telefonla konusurken daha net duyabiliyoruz. Adeta sevgiliniz yaninizda gibi sohbet edebiliyorsunuz 🙂

Iphone 4’lerde ki Siri, iphone 5’te de var ama Turkce ozellik halen konulmamis. Ingilizce “call love” diyorum ariyor, “call mami” diyorum ariyor ama “call abim” diyorum, “repeat again” diyor, abimi aramak sikinti anlayacaginiz 🙂

Daha ince ve hafif oldugunu bilmeyen kalmadi. Ekrani daha genis. Ama sunu acikca soylemeyeliyim ki en buyuk fark siyahi beyazindan daha guzel. Bu gercekten en buyuk farklardan bir tanesi 🙂

IPhone 5’i kurcalarken buyuk bir heyecanla Dogus’a gidip “aa bak bir ozellik daha buldum” dememden sonra “of Begum bu iphone 4’te de vardi hic kullanmadin mi” yaniti almam ile hayal kirikligi yasadigimda oluyor. Benim buldugum yeni ozellik cok ama size eski gelebilir o yuzden onlari yazmiyorum 🙂

Bende ki etkileri bu kadar, bu yazim da fotograf kullanmiyorum, kendi gozunuz ile gormeniz lazim oyle fotograftakilere benzemiyor 🙂

Hadi herkese hayirli olsun 🙂

Isabel Marant ariyorsaniz…


Kim “modayi takip etmiyorum uzerime yakisani aliyorum” dese de her kizin bir gozu en populer olan urundedir. Bu sezonun en cok aranan ayakkabisi ise hic kuskusuz “Isabel Marant Sneakers”. Populer olmasinin en buyuk nedeni oncelikle herkesin ariyor olmasi, digeri ise hem spor ayakkabi gorunumunde olup hem de icinde gizliden topugu olmasidir. Diger bir etken ise tum dunya yildizlarinin giyiyor olmasi sanirim (Kate Bosworth, Miranda Kerr ve Emma Watson) . Isabel Marant ilk sezon sadece siyah rengini cikardi. Tum dunyada tutunca bu sezon her renginden uretti. Su anda nerdeyse tum dunyada satisi bitmis durumda. Internet uzerinden Ebay’den alma sansiniz var ama normal fiyatindan biraz daha yuksek fiyata satiyorlar. Isabel Marant bu ayakkabilari ile tum dunyada en cok aranan ayakkabi oldu, daha once bu kadar istek uyandirmiyordu. Hatta Zeynep’in (arkadasim ve abimin esi) soylemesine gore Paris’te oturdugu apartmanin karsisinda bir butigi varmis ve orada tasarimlarini satarmis. Kendi halinde biriymis anlayacaginiz 🙂

Ben gecen sezon siyah rengini almistim, hem de inanmasi guc ama indirimde bulmustum. Tabi o zamanlar meshur degildi ve kimse tercih etmedigi icin Beymen’de indirime kalmisti. Iki ayakkabi arasinda kalip daha cok spor giyiniyorum diye Isabel Marant’lari tercih etmistim. Suan ben de diger renklerini bulamiyorum. Zaten onun yerine baska bir marka buldum onlari aliyorum, bana gore Isabel Marant’lardan daha kibar. Serafini Manhattan. Internette dolasirken tesadufen buldum ve hemen siparis ettim. Muhtemelen Isabel Marant’dan esinlenmisler fakat daha cok renk ve cesit alternatifleri var.

Hosunuza gitti mi bilemiyorum fakat ben ozellikle yukaridakine bayildim. Amerika’da oldugum icin hemen aldim, Italya’dan geliyor, yanliz siparis vermek isterseniz gumruge takilma ihtimalini goz onunde bulundurun.

New York’tayken neredeyse herkesin ayaginda Isabel Marant vardi. Cogu orjinal olmasa da herkesin giyiyor olmasi biraz komigimize gitti. Bana gore biraz bahar ve kis ayakkabisi, yazin sicaginda giymek moda kurbani yapiyor insani, gorgusuzluge gerek yok, alsaniz bile yapmayin sakin 🙂

Gercek magazisinin disinda da neredeyse her vitrinde vardi. Skechers vitrininde nerdeyse Isabel Marant’in aynisini koymustu. Bence gayette guzel gorunuyor. Eger israrla arayan varsa tercih edebilirler. Eger marka takintisindan daha cok modelini begeniyorsaniz bu tarz markalardan alabilirsiniz. Eger yok illa ki Isabel Marant istiyorum diyorsaniz, internetten siparis vereceksiniz. Ya da Isabel Marant’in baska modelini alabilirsiniz. Su an onlarda cok populer fakat tukenmis degiller. Magazasinda ben gordum her numarasida vardi. Turkiye’de durumunu bilemiyorum. Ben Londra’ya gittigimizde sansliyim ki yeni vitrine konuldugu an almistim. En guzel rengi kahverengisi, New York’taki magazasinda gumus rengi vardi, o da guzeldi. Diger modeline gore biraz daha kisa ama daha rahat ve icten topugu yine var.

Isabel Marant aski yasiyorsaniz umarim yardimci olur. Ama dedigim gibi tek bir markaya kitlenmeyin, diger markalar cok guzel tasarimlar cikartiyorlar, deneyebilirsiniz…

F.a.o.Schwarz


Amerika’dan donduk sonunda. Bu yazimda sizlere New York’ta en sevdigim oyuncakciyi paylasacagim – Fao Schwarz. Oyuncakcinin yani sira ayri bir eglence dunyasi. Cocuklar icin tam bir cennet, buyukler icin ise buyulu bir yer. New York’un en eski ve koklu oyuncakcisi. 150 yildir 5. cadde’deki yerlerinde hem cocuklara, hem de benim gibi yetiskinlere hizmet ediyorlar. Fao Schwarz ayni zamanda “Toys R Us” firmasi tarafindan isletiliyor.

Yas farketmeksizin ayiciklari, bebekleri cok severim. Evimizde koleksiyon bebeklerim var. Benim icin en guzel dekorasyon onlar. Cocukken ne kadar cok barbilerim ile oynadigimi soylememe gerek yok, ama nedendir bilinmez sacli bebekten daha cok kel bebekleri tercih ederdim. 🙂

Fao Schwarz, New York’un en guzel yerinde; 5. cadde’de Apple’in tam karsisinda. Erkek arkadaslari icin saatlerce Apple’da gezinen kizlar, buna karsilik olarak onlara Fao Schwarz’da saatlerce vakit gecirtebilirler 🙂  “Ne kadar tatli dimi?” gibi onaylatmayi unutmayin 😉

Ben her New York’a gidisimde keyifle geziyorum. 2 katli buyuk bir magaza. Icerisinde mini kafesi, her turlu ayiciktan yapilmis seker-cikolata kosesi, kukla ve Lego bolumleri ile kocaman bir yer. Minik jelibonlardan kulaklik bile yapmislar.

Sadece oyuncak degil, benim gibi koleksiyon yapanlar icinde bebek uretiyorlar. Koleksiyon bebeklerin uzerinde ozellikle “oyuncak degildir, koleksiyon icindir” yaziyor. Bu gidisimde en sevdigim karakter olan Beetlejuice’u yapmislardi, ama kiz versiyonunu. Birde her zaman aldigim “Madame Alexander” bebekleri var. Onlari tasimak boyutlari kucuk oldugu icin daha rahat.

                                                            

Yetiskinlerin bile hayrani oldugu inanilmaz guzel Hello Kitty bolumu var. Ozellikle valizlerine bayildim. Cok fazla Hello Kitty hayrani olmama ragmen ben bile ozendim. Tabi ki hersey kizlar icin degil, erkek cocuklar icin Harry Potter, -logosunda ki gibi- asker ayilar, Lego’lar ve Disney’in araba karakterleri var.

Girince en cok dikkat ceken insan boyundan buyuk oyuncaklar oluyor. Kocaman atlarin, kopeklerin ve zebralarin yanlarinda fotograf cektirmek cok eglenceli ve kesinlikle en guzel fotografiniz oluyor.

Benim en cok sevdiklerimden biri; bebek evlat edinilme kosesi. Canli bebek kilosunda ve boyunda yeni dogmus bebekler 🙂  Hemsire rolunde gorevli bir bayan bebegin nasil tutulacagini, nasil yedirilip, nasil altini degistirelecegini anlatiyor. Inanilmaz seker ve enterasan yapmislar. Cesit cesit bebek var, zencisinden beyazina, cekik gozlusunden ikizine kadar.

Cocuklar icin kostumler, pijamalar da var. Cesit cesit kostumler ile cocuklar istedikleri kahraman olabiliyorlar. Barbi kismini ise buyuk hayranlik ile gezdim. Ben cocukken bu kadar cok cesit yoktu. Barbilerin kiyafetleri bile yeni yeni cikiyordu. Simdi baktigimda ise istediginiz cesit kiyafetleri var. Hatta designer’lar onlari giydirmis. Simdi cocuk olsam ne hikayeler yaratip oynardim 🙂 Sadece Fao Schwartz’a ozel tasarim, limitli barbiler de var.

Barbilerden de bir koleksiyon yapmak isterdim aslinda. Boyle gorunce cok ozendim 🙂 Bilmiyorum ama bana cok dekoratif geliyorlar. Evlenmeden once biriktirmeye basladigim bebeklerime tasininca bir kose yaptim. “Madame Alexander” bebeklerini topluyorum. Hepsinin kostumu ve saclari farkli.

Yukaridaki fotografta bahsettigim Beetlejuice var. Bende boyle cizgili, siyah-beyaz bir kose yaptim. Hepsi farkli yerlerden ama birbirlerine uyum sagladilar.

Daha paylasicak cok resim var, en guzellerini koymaya calistim. Cocugunuz varsa mutlaka New York’a gittiginizde goturun, eger yoksa kendinizi simartmak icin girebilirsiniz. Dekorasyon amacli da benim gibi kullanabilirsiniz, hem ekonomik hem de orjinal duruyor. Bir sonraki yazimda sekerlere, cikolatalara “M&M’s World” ile devam edecegiz 🙂